
Sevgili Üyelerimiz ve Fotoğrafseverler;
13 Şubat 2012 Pazartesi günü İFOD ve KUFSAD üyesi Oğuz N.Bilik’in “SÖYLENCE” isimli fotoğraf sergisi fotoğrafseverlerle buluşuyor.
Kuşadası İbramaki Sanat Galerisi’nde açılacak sergi 13-25 Şubat 2012 tarihleri arasında gezilebilir.
Açılış Saati : 17.00
Katılımınızı bekleriz.
İFOD Yönetim Kurulu
————————————–
İbramaki Sanat Galerisi
Adres : Atatürk Bulvarı No:20 Kuşadası / AYDIN
Tel : 0.256.614 44 17
SÖYLENCE
“Doğrultup belimizi kalktığımızdan beri iki ayak üstüne..” diye başlangıç yapar sevgili Nazım bir şiirine ve “ve taşı yonttuğumuzdan beri.. “ diye sürdürür şiir yolculuğunu..
İnsanoğlunun tarihi, ona eşlik eden, onu değiştirdikçe kendisini değiştiren taşla yolculuğudur da bir başka deyişle.
Önce taşı kavradı binlerce yıl öncesindeki ellerimiz; yaşamın ve soyun sürdürücüsü, kurtarıcısı oldu, avlandı yontarak onları, onlarla avcılarından korundu.
Taşla, başka taşları çizerek yazdı ilk öykülerini.
Çaktı bir birine taşları, dünyayı ısıttı elleriyle lavlardan ve güneşten sonra; demiri ısıttı, çeliği keşfetti..
Ve yine taşa döndü yüzünü insanoğlu; ilk kabartmalarını, dinsel ritüellere bağlı olarak, taşların üzerine işlendiğinde tarih bundan 13.000 yıl öncesindeydi.
Mermer ocaklarına inildi sonra Bin Tanrılı Hititlilerle beraber.
Çekiç sesleri inletiyordu yeryüzünü; gökyüzü alevler içindeydi, savrulan mermer parçalarının her biri kendi ışığını yaratarak yıldızlara dönüşüyor, sonra yine yeryüzüne geri dönüyordu masal, masal, söylence söylence..
Taş yontuya dönüşmüyordu sadece; ona sonsuzluğu, ölümsüzlüğü üfleyen insanoğlu Bergamalı, Afrodisyaslı, Sagalasoslu, Efesli ustaların elleriyle yerlerin, göklerin, denizlerin, aşkın ve güzelliğin tanrılarını, tanrıçalarını, kahramanlarını yaratıyorlardı.
Poseidon ; denizler, depremler ve atlar tanrısı, yeri sarsıyordu..
Pegasus; tanrıların diyarına uçmuş, yıldırımları getiriyordu Zeus’tan..
Tanrıların tanrısı Zeus haykırıyordu, şimşek ve gök gürültüsüyle sağır ediyordu kulaklarını kullarının..
Ak köpükten doğmuş, ak mermere ruhunu vermişti Afrodit; yürüdükçe zarafet, güzellik fışkırıyordu narin ayaklarının bastığı yerden…
…
Sonra..
Sonra; en yüce tanrı toprak ananın koynunda, uykuya daldılar hep beraber.
Uyudular; toprak yorganı aralayan bir el onların kutsal tenini okşayıncaya kadar.
Çırılçıplak kaldılar; bakakaldılar…
Ve…
Ve tanrılar halklarını esir oldukları müzelerden çıkarak
yaşama dahil olmaya çağırdılar
ve..
taşlar anlatmaya başladılar masallarını;
duyana ses, alana nefes oldular.
Yaratılsın, yaşansın diye
yeni “söylence”ler..

